oy oy oy

kurban olurum sana iyiymiş rabbime bin şükür nasıl merakdaydım oy, oy, oy sarı şeker amelyat olurmuşta kıyamam sana korktunmu sen amelyat lafı ürkütür insanı hele tansiyonu, şekeri varsa gerilirsin hergün düşük olan şekerin amelyat olucağın zaman çıkar nedense? birden, bire karanbole gelmeli yada çok ağrısı olması lazımki, şeker aklına bile gelmeden aklı orada takılı olduğundan bir an önce amelyata alınmak ister ya insan yoksa amelyat adı her zaman ürkütürya insanı, keyfi için orasını, burasını düzelttirtmek için nasıl yatar amelyat masasına hiç bir zaman anlamamışımdır, kurban olduğum. Allah hiç kimseyi hastane kapılarına düşürmesin hastanesiz, doktorsuzda bırakmasın inşallah ne? zordur bilirim çocukken yedi, sekiz yaşındayken katater amelyatı olmuştum çocukken insanın beynine daha çok kazınıyor amelyattan çıktıktan sonra amelyat masasında bekledim ayılana kadar buz gibiydi, yukarı alınmam uzun bir süreçti, iliklerime kadar donduğumu hissetmiştim hatta gecenin bir köründe hemşire gelip iğne yapıcak diye hastaneden bile kaçmayı düşünmüştüm, yanımda yatan küçük bir çocuk sakın kaçmayı düşünme buradan kaçmak imkansız aklımımı okumuştu o da aynı şeyi düşünüyordu orası muamma bir konu, okadar uzun geceydiki annem akşam beni aramıştı hemşire durumu iyi uyuyor dediğinde annemin olduğunu okadar uzun mesafeden anlamıştım yok, yok uyumuyorum dedim gittim aldım telefonu sesi bana okadar güç vermiştiki, hastanede o gece hiç bitmiyecek gibiydi korkudan ağlıyordum ilk evimden annemden ve babamdan ayrı kaldığım geceydi, hastaneye kimse alınmıyordu ağlamaya başladım annem ne? oldu ağrınmı var deyince korktuğumu söyleyemedim karnım aç bahanesi uydurdum aslında hiç boğazlı bir çocuk değildim ama yinede uyduracak bir şey bulamadım annem bütün gün aç kalmıştır amelyattan sonra uzun bir süre bişey yemediğinden aç kalmış olabilir diye düşündü dedi ben şimdi hemşire ablanla konuşurum sana bir şeyler verirler dedi annanem sana yarın ne? getireyim istediğim kuru boya ve resim boyama kitabı çok severdim resim boyamayı çok uzun bir geceydi, yedi yaşında bir çocuk hafızasına öyle bir yerleşiyor'ki korkumu bugün bile hatırlarım ve hastanelerden doktora gitmekten nefret ederim, babam hastanede yattı ona gidemedim hastaneye girdiğim an beni amelyata alıcaklar sanıyorum, hele beni amelyat eden doktorum beynime öyle kazındıki, bütün yüz hatlarını şimdi bile çizebilirim, okadar zorduki şimdi katater bile yapmıyor herşey ışın, lazer ve çok basit oldu o zamanlar öylemi katater telin ucunda ışık sistemi baldırdan kalbe tel gönderiyorlardı hatırladığım doğruysa çok korkmuştum, hele amelyattan sonra çıktığımda o buzgibi yerde uzun süre bekletilmek, beni derinden sarsmıştı ya ayılmamı beklediler yada yukarda çocuk bölümünden birisinin taburcu olup beni yukarı almayı beklediler orasını tam bilemiyorum ama ankarada amelyatım oldu tam amelyatta değil işte, kalpte bir sorun varmı diye, doğuştan kalpte sorunlu doğmuştum büyüdükce yener dediler, yedi yaşında emin olmak için amelyata gerek varmı diye, ön amelyat yaptılar, kalbime baktılar ama Allahıma bin şükür amelyata gerek duymadılar bir ufak üfürme var onuda büyüdükce yener dediler hakikaten şimdi taş gibiyim aman taşlara vuruyorum tık yok, ama o hastaneyi, o amelyat masasını, o geceyi ömrümün sonuna kadar unutamam. 7x7x7

Yorum (3) Yorum yaz!

KÖROLASI TALİH

Ay ben ne? yapam nerelere? gidem başımı hangi taşlara vuram bir on beşgünlük daha olsaydı devremülkün süresi ne? olurdu ya ibram, memali petoş hepsi, hepsi bodrum'da benim devremülk'te mayısın otuzbirin'de başlayıp haziranın yirmidokuzu'na kadar tam ben geliyorum, hepsi oraya gidiyor olurmu bukadar şansızlık bir onbeşgünlük daha olsa ne? olurdu yaaa zaten normalde senelik birmilyon ikiyüz alıyorlar birde kriz nedeniyle gecen dönem artırmadılar herkez rahat ödesin diye anasını satıyım en son öğrendiğimde senelik aidat verirken söyleyip yüz ikiyüz daha fazla ödesek temmuz, ağustos'ta veriyorlarmış ama benim evin sahipleri var temmuz, agustos dolu anneyde ben bu evden memnunum manzarası süper şimdi bize hangi tarafı verecekler istemiyor, birde benim sevdiğim alıştığım kişiler otuzbirmayıstan yirmidokuz hazirana kadar, onlar benim için yüz ikiyüz fazla verirde temmuz, ağustos olmasını isterlermi, hadi yaptılar böyle fedakarlığı annemi nasıl razı edicem çünki benim yazlık temmuz agustos dolu anasını satiyim böyle şansın ne? herrodan vaz geçiyorum nede? merrodan, neden? şansızım'ki böyle göya para biriktirip ibonun otelinde cumadan gidip pazara kadar kalıcaktım nerde? herşey hayel aman ya türk bükümüne'de gittim yok göremedim hiç birini yaa of yaaaa hadi onbeşgünlük daha aldık yanlışlıkla bir yolunu buldukta senelik bir milyonyediyüz olucak o'da en az bir yerimi yırtsam ödeyemem, ödeyemezler'de zaten senelik öderken birmilyonikiyüzü söyleniyorlar, göya hürpa burdaki herbir yeri satınalınırsa senelikleriniz düşücek demişti nerde? kimsede almıyor, her sene bu dava anasını satiyim bir zenginde orayı nasıl keşvetmezki  manzarası olağan üstü ve serin bodrum yanarken orası herzaman serin ve havası harika, gerçi hiçbir özelliği yok sadece manzarası, ortamı, havuzu var hiç bir sene gelişmiyor işte kör, topal bir devremülk aldık oda gelişeceğine hep aynı yerde sayıklıyor işte beş altı yıl evvel göya ingilizlere vericeklerdi pansiyon olarak satıcaklardı ozaman bir havuz daha yapılıcaktı lokantasını yaptılar doğru dürüst lokantası, barı kantini olucaktı bırakın başka yapılmış şeyler olsun uyduruktan ingilizlere hava olsun diye uyduruktan çocuk parkı yaptılar aman ya işte bende bir gudubetsizlik var bende anlamadım yaa birde bizim çok, cok önümüzde manzarası pek güzel olmayan villalar yapıyorlar bir havuzu yapıyorlar dörtyüz elli milyar, şaşırmış millet bizim yeri nasıl görmezler onlardan bin katlı güzel bende bu zenginleri anlamadım valla . 7x7x7

Yorum (2) Yorum yaz!

TRABZONUN ALTIN ÇOCUĞU

Çocukluğu ve gençliği calışmakla geçti ne? çocukluğunu bildi ne? gençliğini, çocukluğundan beri hep babasının yükünü omuzlarında taşıdı, babası çok iyi namazında, niyazında idi, ama hiç bir şeyi umursamaz gamsız bir insandı, çocukluğundan beri herşeyi o düşünürdü çocuk kalbinde dev adamdı, yıllar gececek ailesini ve akrabalarının yükünüde üzerine aldı sevilmek istedi her zaman kocaman dede olduğunda bile o yanlız dağlarda çobanlık yapıp yanlız kaldığı zamanlar onu öyle bir derinden etkiledi'ki o çocuk yıllar sonra dede olduğunda bile yanlız kalbin soğuk üşüyen yanını herkezin sevgisiyle örtmeye calışıcaktı o terkedilmekten çok korkuyordu etrafında ailesi ve birileri olmak zorundaydı, ilk korkusunu annesi evi terk edip onu babasıyla bıraktığında yaşamıştı, çocuk yüreği bir başka korkuyla atmıştı şimdi içinde koskoca bir dünyayı taşıyor arkadaşları iki elin parmaklarını geçmiyecek kadar az her şeyi çocukları belkide en iyi babalardan biri en iyi baba adayıda en yakın arkadaşıydı vefat etti çocukları için yapmadığı yoktu onunda sonuna kadar istediği kızlarının ve oğulları mutlu olması için didindi durdu, yemez içmez biriktirir bir hayel dünyası vardı enginlere sığmaz attımı mangalda kül bırakmazdı, çok küçük şeylerden mutlu olurdu onu gittiği lokanta bile mutlu ederdi, hemen en yakın arkadaşını arardı, belkide gerçek kankası kardeşiydi, çok şeyi paylaştılar acıları bölüştüler, trabzonun yeşili, mavisini üzerine işlemişler ne? şiveleri değişti ne? kıvrak zekaları parayı güç gördü ikiside belkide o küçük çocuk ağlamaktaydı, en korktukları yanlız kalmak yanlız ölmekti, trabzonun yeşil mavi çocukları, onların oyuncakları koyunlardı sevgi görmediler, sevgi aradılar ailelerinde, onların bedenlerinde hala sevilmeye muhtaç çocuk yaşatıyordu belkide her zaman güçlü olmak zorundaydılar, herzaman yanlız savaşcıydılar, tek istedikleri sevilmekti aileleri tarafından, çocuklarına kartal oldular, yada yağmurdan sonra çıkan gökkuşağı gerektiğinde bir araya gelip politikadan dem vurdular yada gönül kırgınlıklarını paylaştılar, onlar bir çorbayı paylaştılar şimdi biri gitti, biri yorgun savaşcı bayrağı arkadaşından aldığı kuvet'le içinde sevilmeye ihtiyacı olan altın saçlı minik erkek çocuğu korkularıyla yaşıyordu, gençliğinde kazanmak için savaş vermişti, şimdi ise hastalıklarla uğraşıyor belki son demlerini ne? kadar cabuk gecen ömrüne hayıflanıyor neler? yaşadı neler? gördü ne? savaşlara direndi köprü altında yattı, hapise bile düştü'de şimdi ise hala düşündüğü keşke kırk yaşına dönebilsem, yaşamının tadını anlıyamadı yıllarca verdiği mücadeleden ve ailesini sırtını taşımaktan bir kaç kez ölümün yüzünü gördü yaşadı, şimdi istediği belkide hala içinde yaşattığı yanlız çocuğun biraz sevgi açlığıyla doyurmak en çok korktuğu yanlız kalmak, belki onun yıkılmaz dağ gibi görünmesi kamufle, içinde sevilmeye muhtaç tonton dede olmak, şivesi değişmemesi, tabiliği değişmemiş, içindeki yanlız çocuğu göz yaşları değişmemiş, onun tek korktuğu terk edilmek, belkide çocukluğunda yanlız ve tek başına mücadelesiydi, çocukken kuvvetli olmak zorundaydı, belkide gençliğinde aç kalmamak için zengin olmak zorundaydı çok çekmişti kıtlığıda yaşadı açlığıda gördü sefaletide trabzonlu adam, ama çok yere ulaşan her memlekette oturan akrabaları vardı, okadar geniş olmasına ramen tek korkusu yanlız kalmak ve sevilmemekti, bütün mutluluğuda çocukları tarafından sayılmak ve her zaman yanından olmalarını istemeleriydi nekadar büyüselerde istediği her zaman babalarına ihtiyacı olması ve asla adamı yanlız bırakmamalarıydı en mutlu olduğu sey çocukları tarafından sayılıp sevilip hala ailesinin etrafında tek dünya olmaktı, yada tek dünyaları olmaktı herşeyden haberi olmak isterdi attıkları adımın hesabını vermelerini isterdi, yada attıkları adımdan haberdar olmak, çünki bu dünya'da okadar şey yaşadı gördü'ki hayat tecrübesi çok çocuklarının ayağına taş deymesini asla istememesiydi asla, çocuklarını sevmemiş gibi görünsede o babasından gördüğünden daha iyiydi çocuklarına karşı, çünki o çocukken babasından hiç birşey almamıştı babasının gevşekliği, rahatlığı onu olgun bir anda büyümesine yetmişti, babası iyiydi ama çok rahat adamdı, herşeyi çocuk yaşta babasının yerine geçip düşünmek ve kendini yetiştirmek zorunda kalmıştı, şimdi ise tek derdi tonton dede olabilmek ve tek istediği ailesi tarafından çok sevilmek. 7x7x7

Yorum (2) Yorum yaz!

Tatil dönüşü

Tatilim heyecanı, tatil havasın'dan sonra bugece derya baykalın apantisit amelyatına alındığını öğrendim yaaa doğrumu, sağlık durumu nasıl çok üzüldüm bilen biri varsa. Allah aşkına mesaj bıraksın 28 haziranda apantisit nedeniyle amelyata alınmışşş bu haber ne? kadar doğru ve şimdi nasılll sağlık durumunu bildiren canım arkadaşlarıma şimdiden çok teşekkür ederim. 7x7x7

Yorum (5) Yorum yaz!

TATİLDEN DÖNDÜMMMM

Tatil insanın ruhunu dincleştiren yeni bir yıla hazırlayan insana dopink veren tatil kurban olduğum. Allahım herkeze ver tatil süperdi, orada bodrumun güzelliğinde güneşinde erzurumun en içten dadaşını gördüm yeminle güneşe imzasını atmışmı ne? okadar içimde hissetim'ki tatil beni başka ruha soktuki her yerde erzurumun meleği'ni gördüm bir sıkıntısımı var acaba sağlık durumunu merak ettim yeminle, sanki duallar'la yüreği coşuyor kendini o duaların hikmetiyle şiirler yazıyor ve ankaranın bir adamı canlandı gözümün önünde karun kadar zengin hem yüreği hem dünyayı içine hapsetmiş ve bütün insanları sırtında taşır gibi süper bir adam o kadar kişiye bakıyor'ki sanki ankaranın bütün hudutları etrafından geçiyor ya trabzon'lu erzumun en hakiki kankası eli kolu ayağı gibi konyalı urfalı ve yetmiş altı ilayetine yayılmış birçok arkadaşı var'ki hepsi erzurumlunun nefesi gibi gece dularda yürekleri bütünleşiyor gibi onların arkadaşlığı pazara kadar değil sonsuza kadar hep bunları düşündüm bodrumun denizin'de bir bütün haline geldiğimde hele bodrumdaki devre mülkümüze beş dakkalık mesafedeki havuzunda kendimi suyun içinde kaybettiğimde erzurumlunun yeşil secca'de üzerinde peygamberin komşusu hatta her gece hacda görüyorum geziniyor peygamberim'le en güzel dualarının göz yaşlarını akıttığı yerde süper bir adam yemin'le sanki. Allahımın özel olarak göndermiş bu dünyada çok önemli görevi var gibi işin sırrını, düğümü her gece rüyalarında, dualarında cözüyormuş gibi her an her attığım adım'da bodrumda'ki devre mülkümüzün balkonunda gecenin o güzel kartpostal manzarasında kendimi onun dualarda kayboluşunu benbeyaz yanakları kıpkırmızı oluncaya kadar kendinden geçmesi bodrumun ay'ı nın üzerinde gördüm sanki türkiyenin iyiliği için kendini hedeflemiş çok özel insanı olmalı'ki hep onu dokuzuncu katta görüyorum peygamberimin komşusu sanki, tatil beni onun'la bütünleştirdi attığı her adımı, her iyiliği, her arkadaşını ve düşlediği tek birşey var onu bile kalbimin derinliğinde hissettim akıttığı her göz yaşında içimden geçirdiğim tek şeyde ağlama yada dualarda kendini kaybetme tansiyonun çıkıcak demek istedim yürekten haykırdım, senin gibi insanlar bu dünyaya lazım bu dünya'da elli meleği keşvettim'ki bu gerek tv de gerek'se sen ve senin etrafında kendine dikkat et çünki sen bu dünyaya lazımsın tatil bana yaradı yine birisinin hayatının üzerinde gezindi ruhum büyük bir mutlulukla inanın istemeden bodrumun denizinde bodrumun güneşinde ayında ve balkonumun kartpostal manzarasında aktı gitti erzurumlunun dualarında ve tatilde neler yaşadığımı zaman'la anlatıcam çünki daha yorgunluğumu atamadım, üzerimden günü gününe yazabilseydim daha iyi olurdu ama, tatilde yorgun olan ruhumu dinlendirmek istedim canım arkadaşlarım. 7x7x7

Yorum (0) Yorum yaz!

ŞANSA BAK YAAA

Esra erolu seyrediyordumda, orayı vedat aradı, dünyanı çocuklardan sonra kalan en saf temiz iyi yürekli insanı, esra erola gittiğimde tanışmıştım kendisiyle, söz verdi bana nikah şahidim olucan diye, hatta cep telefonumu vermiştim, beni ara mutlaka evlenirsen nikah şahidin olucam senin diye, ama şansa bak bu defada bodruma tatile gidiyorum, bu sırada evlenirmiş, vedat yaa lütfen bodruma gel esra erolu alıp orda nikahını yaparız güneş batarken denizin içine kurulmuş süslenmiş masalar, çok güzel müzik esliğinde, süper bir düğün olurdu hemde nikah, yada ben bodrumdan dönene kadar bekle sözün var unutma beni lütfennn. 7x7x7

Yorum (18) Yorum yaz!

BODRUMA GİDİYORUM

bodrumaaaa gidiyorum inşallah, ayın altısında hemide otobüsle, ucakmış pee eskiden teyyaremi varmış mis gibi uzun, uzun otobüsle gidicem oniki saat ama acelem ne? kurban olduğum Allah kaza, bela vermesinde benim acelem yok yavaş, yavaş giderim herkez annen senin için otobüsle gidiyor aman ne? büyük bir şey ben aney için dörtkez ucakla gittim krize girdim korkudan öldüğüm halde ne? yani benim yaptığım fedakarlık olmuyorda ne? oluyor'ki hemde ben ona ucakla git ben otobüsle gelirim bodrumda buluşuruz ne? yani eskiden hep otobüsle gidilirdi, otobüs kültürü vardı yola baka, baka sohbet ede, ede gazete okuya, okuya, uyuya uyana, hele muavin anons vermezmi yarım saat bu tessislerde ihtiyac ve cay molası, caylar şirketimizden demiyorlarmı en çok sevdiğim tesislerde yemek, yemek cay içmek, kahvaltı yapmak, hele uykudan uyanmışsın sersem sepelek, şaşagıya kostura kostura, tuvalete gidiyorsun benim en büyük endişem otobüsü kaçırmak oluyor her seferinde:))) ve benim ayağım yerde gidecek kardeşim, yerde gitsinde ne? olursa olsun, isterse on beş gün, bir ay yolda gideyim dinlene dinlene, mola vere vere, bodruma tren varmıdır acep nerde? abartmıyım heralde bekle beni geliyorum bodrum canım arkadaşlarım ordayken'de yazılarımı sürdürücem zaten orası okadar sessiz sakin'ki tam emeklilerin yeri inşallah biraz eylenceli birşeyler olmuştur bir havuzu var işte topu, topu o birde havuzun kenarında konulmuş masalar akşamları orada toplanıyoruz orada oturuyorduk tabi bu dediğim üç, dörtsene evveldi inşallah canlanıcak eylenecek güzel birşeyler yapılmıştır nebilem? işte benin gibi kanı deli akan biri için orası çok sessiz kaçıyor aslında ben oranın manzarasına aşık olmuştum satın aldığımız zamana kadar benim şansıma lokantası varmış sabaha kadar havuzun başına atılmış masalarda oturulur, sohpetler, caylar, tavla neyin oynanırmış bir aile yönetirmiş orayı çok yoruldukları için sabahlara kadar sürekli işte götür getir millet sabah dörde kadar gidip evlerine yatmazmışta, işte çok yorulmuşlar gündüzleri geceye geceleri, gündüze karışmış doğru dürüst uyku yok bırakmışlar yoksa kadın işlerimiz çok iyiydi diyordu nebilem benim bütün istediğim inzivadan çok eylenmek işte ne? bilem orada inşallah güzel süprizler'le karşılaştırır. Allah inşallah çok mutlu olurum bu yaz bütün arkadaşlarıma'da gönlünce geçireceği bir tatil dilerim. Allah herkezin gönlüne göre verir inşallah. 7x7x7

Yorum (8) Yorum yaz!

BİR ŞARKISIN SEN

Atv olay yapmış çocuklarla yapılan hangi iş yarım kalmış'ki, eminim'ki bütün türkiye seyrediyordur, tam bir program, tam bir güzellik yapmışlar taktire şayan çoktan beridir yazıcaktım hep ihmal oldu, gecikmiş bir yazı olduğu için böyle güzel düzenlenmiş programdan özürdilerim, çok harika o güzel harika çocukların herbiri nostalji yapmıyorlarmı, çok süper hele çocukluğumdan beri erol evgine aşığım'ki tabi söyleyemeden gecemiyecem pınarın'da hayranıyım, bu program mest etti beni çocuklara ne? yükleseler en iyi bicimde düzenler'ler vallahi nereye? girseler orayı cennet yapıyorlar'ki, çocuğun olduğu yer zaten cennetin bir köşesi gibi, Atv yılın asrın programını yapmışlar helal olsun vallahi, her cumartesini iple çekiyorum ne? bir eksik, ne? bir fazla söylüyorum olağan üstü bir fikir olağan üstü program, çocukları bir ayrı zevkle izliyorum, hele geçen hafta barış manconun şarkısını söyleyen o tatlı şeker çocuğa hayran kaldım'ki o' nasıl kadıfe, yumuşak ses insanın kalbini okşuyor bir kalkıp'ta görseydi diye düşündüm barış abi çocuklara neden? bu kadar güvenip sevdiğinin mühürlü kanıtı olurdu heralde. 7x7x7

Yorum (5) Yorum yaz!

GÖZÜMDE YEDİ BEYAZ MELEK

BU RESİM ALINTIDIR
Sizden ilham alıyorum siz benim yazılarımın tek meleklerisiniz, siz gördüğüm dünyanın en güzel renklerisiniz, siz yeryüzüne düşmüş kanatsız meleklersiniz, siz varya yaz, yaz bitmiyecek bütün övgülere deyicek dünyanın en temiz kalmış yanısınız, siz varya bana ilham veren ne? kadar sinirlerimi yazı yazmamam için bozsalar yıpratıp size ulaşamıyacağımı, sansalar bile ben size çoktan ulaştım kalbimin en güzel yerine yerleştirdim siz benim seyrediceğim en güzel şeylersiniz gökkuşağı oluşturmuşsunuz, kafanızın üzerinde hare olan kanatsız meleklersiniz, yedinizi buldum işte, ne? kadar sizi izlemek yedinizide zor olsa bile, sizleri okadar çok seviyorum'ki kelimeler kifayetsiz kalır bu sevgimin yanında, gözümün şimdiye kadar gördüğü en güzel renklerisiniz yeminle, gök yüzüne bir merdiven dayadım yıldızlara kadar yükseliceksiniz buna inanıyorum bütün kalbimle, sizlerde bu güzel altın, temiz yürek varken içinizdeki iyiniyet yüzünüze vurmuşken gözleriniz'den cennetin en güzel yerini gördüğümden beri ne? kadar sıkıntılar üzerime gelsede sizden aldığım sinerjiyle yazılarım hiç bitmez yemin'le sizleri çok seviyorum iyiki görmüş  gözlerim dünyanın bir yerinde kanatsız meleklerin varolduğunu sizleri buldum işte, kötü giden dünyanın gidişatının üzerine, belkide bütün güzel olduğunu inandığım kanatsız meleklersiniz, iyiki görmüşüm sizleri, iyiki varsınız, sizleri çok ama çok seviyorum yeminle. 7x7x7

Yorum (2) Yorum yaz!

ÇOK TATLILAR DİMİİİ

BU RESİMLER ALINTIDIR Anılardan kalbimin derinliklerinde bu resim canlandı kalbimin derinliklerinde çekilmiş olan fotaraftı belkide birilerine benzettim benimlede bir alakası olmasada, bu fotorafları görünce anımsadığım bir şeyler olmuşcasına yayınlamak istedim bu gece, çok tatlılar değilmi? onlar acaba bu dünyayı renklendirmeye kalksa neleri hangi renklere boyarlardıki? bu kadar kötüye giden bir dünyada neleri, neye boyarlardı onların gözünden bu dünyayı görmek ne? kadar isterdim, onların ellerinde dünyayı boyamak şu dünyayı çocuklara emanet etsek dünyayı pembe görürdük yeminle, dünyayı öyle bir cennet yaparlardıki en saf halleriyle dünyayı onların gözüyle bakmak isterdim onlar gözünde görmek isterdim renkler toz pembe ben çocukken hep düşündüğüm şey mavi gözlü çocukların dünyayı masmavi gördüklerini düşünürdümde, başka renkde değil sadece mavi gözlüler için düşünürdüm bir türlü algılayamazdım onların mavi gözlerinin bizim gibi dünyayı gördüklerine:)))). 7x7x7 

Yorum (4) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »